
“Kendini Bilen” için her kitap bir kapıdır. Kendini keşfetmeye ve gözlemlemeye imkan tanıyan birer kapı haline gelmiştir. Eserler, “benlik” üzerine kurulmuş bilgi kütüphaneleridir. Kitap sevgisinin, yani “bibliyofil”liğin filizlendiği yer tam da burasıdır.” — Yasemin Emre
Blog Yazılarım
-

Antiklerin Mağarası, T. Lobsang Rampa
Okumaya devam edin⟶: Antiklerin Mağarası, T. Lobsang Rampa“Son Çağrı geldiği zaman elde edeceğin ; ya “Senden Beklenildiği Gibi Davran” sözünü kucaklamak ya da “Arzu ettiğine inanmaktır…” — T. Lobsang Rampa Merhaba Bu kitap, Hayatın Kanunlarına çok sıkı bir bağlılıkla elde edilmiş güçlerin, Tibet’in daha büyük Lama Manastırlarından seçilmiş çalışmaların ve uzun bir hayatın meyvesidir. Bu, eski Antikler tarafından öğretilmiş bilgidir. Mısır Piramitleri’nde, And Dağları’nın Yüksek Tapınaklarında ve dünyadaki Okült bilginin en büyük deposunda, Tibet’in Dağları’nda yazılmıştır. Bazıları için içsel bilgi; sadece bu ya da şu mezhebe katılarak veya gerçek bir abonelik ücreti ödeyerek elde edilebilir, der. Hayatın Kanunu ise, “Ara ve Bulacaksın“ der… Bu kitap, Hayatın Kanunlarına…
-

Hayvanlar, İnsanlar ve Tanrılar, Ferdinand Ossendowski
Okumaya devam edin⟶: Hayvanlar, İnsanlar ve Tanrılar, Ferdinand Ossendowski“Tabiat zayıfı yıkar, fakat şehir hayatının modern şartları içinde uyku halinde kalan heyecanları uyandırarak kuvvetliye yardım eder.” — Ferdinand Ossendowski Merhaba Yazar, “Hayvanlar, İnsanlar ve Tanrılar”da 1917’de Rusya’da gerçekleşen Ekim Devrimi sonrasında, Bolşeviklerden kaçışı sırasında yaşadığı ölüm kalım mücadelesini, Sibirya’nın uçsuz bucaksız ormanlarında bin bir mücadele içinde geçen bir hayatı anlatmaktadır. Asya’nın çetin ve acımasız doğa koşulları, Moğolistan bozkırlarından ve esrarlı Tibet’e seyahati, birbirine benzeyen ve hiç benzemeyen dinler, cemiyetler, adetler ve gelenekler… “Hayvanlar, İnsanlar ve Tanrılar” isimli eseri nefes kesen inisiyatik serüvenin ardından doğmuştur. İnisiyatik diyoruz, çünkü kendisi her gününü ölümle burun burun geçirdiği ve büyük gayretlerle hayatta kalabilmeyi…
-

Agarta ve Şambala Gizemli Yeraltı Ülkesi, Ali Cahit Cümbüşel
Okumaya devam edin⟶: Agarta ve Şambala Gizemli Yeraltı Ülkesi, Ali Cahit Cümbüşel“Mutlak bir Allah’ın, en kuvvetli, en hakikate yakın tarzda anlaşılması ve kabulü bahsinde hiçbir şey ve şüphenin kalmamasıdır. Öyle ki, beşeri dimağlardan yayınlanacak olan tasavvurlar, anlayışlar ve imajlar birbirinin tamamlayıcısı tarzda aynı olmalıdır…” Sadıklar Planı 07-09-1971 Merhaba Agarta ve Şambala hakkında pek az şeyler bilinen ve fakat dünya beşeriyetinin genel tekamül sürecinde pek çok ve önemli roller oynamış ve halen de oynayan iki büyük İnsiyatik Merkez’dir. Devre sonu itibariyle, son yüzyıl içinde, belirli bir maksat için, kendini alenileştirmiş, “Ben kimim?” “Niçin bu dünyadayım?” ve “Hizmetim neyedir?” gibi evrensel soruları kendi kendilerine sorabilip, bunlara hakiki cevaplar arayanlar için, bu cevapların bir…
-

Kendi Tercihlerinizle Yaşamak, Osho
Okumaya devam edin⟶: Kendi Tercihlerinizle Yaşamak, Osho“Bildiğim en güzel ve rahatlatıcı alanlardan biri “evet”alanıdır, kendimi ve başkalarını kabullendiğim alandır.” — Osho Merhaba Varoluş dinamiktir, statik değil. Asla durağan bir havuz olamaz. Daimi bir sürekliliktir, akıştır. Hiçbir yanıt sabit olamaz ve toplumun seni kandırdığı nokta budur, Toplum sana sabit yanıtlar verir. Sabit yanıtların tek bir iyi tarafı vardır —ve biz bu yüzden onlara tutunuruz—, sana kesinlik, emniyet, güvenlik hissi verirler. Haklı olduğundan emin olabilirsin. Ama yaşam değişmeye devam eder ve senin “doğrun” sabit kalır. Ve sonra tüm yaşamın ıstıraba dönüşür çünkü yanıtların asla sorularla örtüşmez. Sonra tüm yaşamın yuvarlak deliklere kare kalıplar yerleştirmeye çalışmakla geçer — tüm…
-

Boşluğun İçine Yolculuk, Osho
Okumaya devam edin⟶: Boşluğun İçine Yolculuk, Osho“Upanişadlar der ki; farkına vardığını söyleyen biri farkına varmamış demektir. Böyle söylemesi onun fark etmemiş olduğunu kanıtlar.” — Osho Merhaba İnsan denilen hastalığı anlamak ve tedavi etmek için iki yöntem denenmiştir. Biri tıp ve diğeri meditasyondur. Her ikisi de aynı hastalığın tedavisidir. Burada ilacın insan hakkında çok küçük bir bakış açısını dikkate aldığını anlamak iyi olacaktır. İnsandaki her hastalığı, ayrı bir olgu gibi ayrı ayrı değerlendirir, meditasyon ise insanı bütünüyle bir hastalık olarak görür. Meditasyon, insanın kişiliğini hastalık olarak görür ve tıp hastalığın insanlığa geldiğine inanır, onlara dışarıdan gelen şeylerdir, insana yabancıdır. Tıp, insandaki hastalıkları çok yüzeysel olarak görür. Meditasyon…

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.