
“Kendini Bilen” için her kitap bir kapıdır. Kendini keşfetmeye ve gözlemlemeye imkan tanıyan birer kapı haline gelmiştir. Eserler, “benlik” üzerine kurulmuş bilgi kütüphaneleridir. Kitap sevgisinin, yani “bibliyofil”liğin filizlendiği yer tam da burasıdır.” — Yasemin Emre
Blog Yazılarım
-

·
Kitapları Nasıl Okumalı, Mortimer J. Adler, Charles Van Doren
Okumaya devam edin⟶: Kitapları Nasıl Okumalı, Mortimer J. Adler, Charles Van Doren“Eğer bütün okuduğunuz kitaplar, kendi kapasitenizi aşmayan kitaplarsa bu sizi bir okuyucu olarak ileri götürmeyecektir. Sizi ve boyunuzu aşan kitapları elinize almalısınız. Ancak bu tür kitaplar, zihninizi zorlayıcıdır. Ve zihninizi zorlamadıkça, öğrenemezsiniz…” — Charles Van Doren Merhaba Yürüyüşten sonra ayaklarım beni Dutlu Bahçe’ye getirdi. Gölgelik bir alan seçip oturdum. Dumanı tüten türk kahvesi eşliğinde “Kitapları Nasıl Okumalı” satırlarında kaybolmadan önce anı fotoğrafla sabitledim. Şu anda yaşadıklarımız bir daha asla tekrarlanmayacak… Bu bize, yaşadığımız her şeyin bir daha aynı şekilde gerçekleşmeyecek eşsiz bir hazine olduğunu söylüyor. Eğer ondan keyif almadan geçip gitmesine izin verirsek o an sonsuza dek kaybolacaktır. Gerçek Öğrenmenin…
-

Sırça Köşk, Sabahattin Ali
Okumaya devam edin⟶: Sırça Köşk, Sabahattin AliGözümde tüten ne şehirler, ne insanlar, ne de kırlar ve ormanlardı. Açık denizleri, etrafında duvar olmayan, uçsuz bucaksız yerleri arıyordum. Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf… —Sabahattin Ali Merhaba “Sırça Köşk”, ünlü Türk edebiyatı yazarı Sabahattin Ali‘nin önemli eserlerinden biridir. İlk olarak 1936 yılında yayımlanan bu kısa roman, bireysel yalnızlık, toplumsal baskılar ve insanın içsel dünyası üzerine derinlemesine bir analiz sunar. Eser, “sırça köşk” kavramını metaforik bir şekilde kullanır; bir insanın kendi idealize edilmiş dünyasında, dış dünyadan soyutlanmış şekilde yaşaması, aslında bir tür kırılganlık ve hapis halini simgeler. Sırça (cam) kelimesi,…
-

Mutluluğu Yakalamak Mümkün Mü?
Okumaya devam edin⟶: Mutluluğu Yakalamak Mümkün Mü?Algılanan hatalarımızdan ötürü kendimizi affetmeye başladığımızda ve hala çıkış yolumuzun olduğunun dürüst bir biçimde itiraf ettiğimizde, kendimizi ruhun en yüksek düzeyinden fiziksel alt düzeye kadar iyileştirebilmeye başlarız. Ancak o zaman kendimizi gerçekten sevebiliriz ve kabul edebiliriz. — Dr. Richard Gerber Merhaba Gelişim dünyası derin. Diplere doğru daldığınızda, ilk kendinizle karşılaşırsınız. Yukarı yavaş yavaş çıkarken güzelliklere manzaraya dikkat edin! Çünkü sizi asıl büyütecek olan gördükleriniz. Merak etmeyin, evrelerden sonra yüzeye çıkmaktan başka bir seçeneğiniz yok. Mutluluk, yaşam yolculuğunda olmazsa olmaz hedeflerden biri. Peki, ilişkilerde mutluluğu yakalamak mümkün mü? Çoğu kişi hayal kırıklığına uğramamak, aradığını bulamamak, yanlış kişinin kapısını çalmak kaygısıyla yolunu…
-

İnsanın Özünde Ne Var?
Okumaya devam edin⟶: İnsanın Özünde Ne Var?Merhaba Hatalarınızdan Ders Alacak Kadar Olgun Musunuz? Sıkça duyduğumuz kelimelerden biri: “Biliyorum.” Peki, gerçekten bildiğimizi düşündüğümüz şeyleri birlikte tekrar gözden geçirelim. Çeşme Devlet Hastanesi, teçhizat ve doktor açısından yetersiz olduğu için çevre hastanelere sevk işlemleri yapılıyor. Bir önceki yazımı hatırlatarak hikayenin yönü biraz daha değişiyor. Urla Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde yan yatakta bir kadın, annesini bekliyordu. Onlar da bizim gibi Çeşme Devlet Hastanesi’nden sevk edilmişti. Benzer tetkikler yapıldıktan sonra, sabah MR çekilene kadar dinlenmeye çalıştılar. “Çalıştılar” diyorum çünkü gece sabaha kadar sakin geçse de bölüm çalışanlarının hareketliliği vardı. Üstelik ülkenizde değilseniz, yabancı bir ülkenin sağlık koşullarını, kurallarını, insanlarını anlamaya çalışmak…
-

Annemi Beklerken: 35 Saatlik Mücadele ve Umut
Okumaya devam edin⟶: Annemi Beklerken: 35 Saatlik Mücadele ve UmutKırmızı Kod; Birincil öncelikli birkaç dakika içinde yapılacak müdahale ile hayatta kalabilecek hastaları kapsar… -Yasemin Emre Merhaba “Sağlık en büyük zenginlik…” Fakat kaybetmekse, sadece birkaç saniye… Acil Servis’te geçen onlarca dakika ve içine sığanlar… Bu yazı, uzun saatlere yayılan bir sürecin, birçok farklı dünyaya açılan kapısının hikayesi. Sınav, 112 ambulansın gelip bizi evden almasıyla başladı. Çeşme Devlet Hastanesi Acil Servis’e girdiğimizde, kapılar ardı ardına açıldı; beyaz önlüklü rehberler karşıladı bizi. Bu zorlu sınavın yönü açıktı: yaşamak… 13 aylık bir bebeğin yüksek ateşle defalarca nöbet geçirmesi… Bel ağrısıyla gelen bir kadın, kısa süre sonra soluğunun durması… Doktorlar, hemşireler, yaşam mücadelesi veriyordu.…
-

Bilinç Dışı, Sigmund Freud
Okumaya devam edin⟶: Bilinç Dışı, Sigmund FreudBir gün dönüp geçmişe baktığınızda, mücadelelerle geçen yılların hayatınızın en güzel yılları olduğunu fark edeceksiniz. İd neredeyse, ego orada olacaktır. Sevildiğinden emin olunca, insan ne kadar da cüretkâr oluyor… — Sigmund Freud Merhaba Edebiyat demişken, Çeşme Marinaya gelmişken, D&R ziyareti olmaz mı. Kitapların kokusunu içime çektim. “Hücrelerim sendendir” dedim. Raflarda yerini alan kitapları bir süre izledim. Sigmund Freud’e ait “Bilinçdışı” kitabıyla karşılaştım. Kitapta şöyle yazıyordu; İnsanın gündelik hayatını anlamlandırma çabası ve metafor olarak kullanılan buzdağı, olaylar karşısında akıl edebildiklerimiz buzdağının görünen kısmını oluştururken, görünenin ardında bizler için çok da açık olmayan bambaşka bir dünya söz konusudur. Freud insanı ele alırken…
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.