
“Kendini Bilen” için her kitap bir kapıdır. Kendini keşfetmeye ve gözlemlemeye imkan tanıyan birer kapı haline gelmiştir. Eserler, “benlik” üzerine kurulmuş bilgi kütüphaneleridir. Kitap sevgisinin, yani “bibliyofil”liğin filizlendiği yer tam da burasıdır.” — Yasemin Emre
Blog Yazılarım
-

·
Doğruyu Söylemek, Michel Foucault
Okumaya devam edin⟶: Doğruyu Söylemek, Michel FoucaultSadece söylediklerinin doğru olmasına değil, konuştuğun kimsenin bu doğruya katlanabilecek olmasına dikkat et… — Michel Foucault Merhaba Doğruyu Söylemek (Fransızca: Le Dire et le Non-Dire), Michel Foucault’nun 1980’lerin başında verdiği bir dizi derste ele aldığı konuları içeren bir çalışmadır. Bu eser, Foucault’nun iktidar, bilgi ve dil arasındaki ilişkiyi derinlemesine incelediği önemli bir kaynaktır. Foucault, doğruyu söylemenin toplumsal ve kültürel bağlamdaki anlamını sorgular ve bu süreçte iktidarın nasıl işler ve doğruyu söylemenin toplumlar üzerindeki etkilerini tartışır. Kitap, özellikle Foucault’nun “doğru”yu söylemenin ve “doğru”yu söyleyenlerin toplumsal güç ilişkileri içindeki yerini keşfettiği önemli bir metin olarak kabul edilir. Bu kitapta, doğruyu söyleme biçimlerinin,…
-

·
Ölümcül Kimlikler, Amin Maalouf
Okumaya devam edin⟶: Ölümcül Kimlikler, Amin Maalouf“Bütün dönemlerde, meşru olarak “kimlik” denebilecek kadar her koşulda ötekilerden son derece üstün, tek bir ana aidiyet olduğunu düşünen insanlar olmuştur. Kimileri için ulus, kimileri içinse din ya da sınıf. Ama hiçbir aidiyetin mutlak surette baskın çıkmadığını anlamak için dünyada olup biten farklı çatışmalara bir göz gezdirmek yeter…” — Amin Maalouf Merhaba Ölümcül Kimlikler (Les Identités Meurtrières), Amin Maalouf’un 1998 yılında yayımlanan önemli bir eseridir. Kitap, kimlik, aidiyet ve kültürel çatışmalar gibi derin sosyal ve psikolojik konuları ele alır. Maalouf, bu eserinde bireylerin kimliklerinin nasıl şekillendiğini, kimliklerin kişisel hayatlar üzerindeki etkilerini ve kimliklerin toplumsal çatışmalara nasıl dönüştüğünü inceler. Ölümcül Kimlikler,…
-

Sinema Sanat Mıdır?
Okumaya devam edin⟶: Sinema Sanat Mıdır?“İyi bir yönetmen iyi bir senaryo ile bir başyapıt üretebilir; aynı senaryo ile vasat bir yönetmen, ancak sıradan bir film yapabilir. Fakat kötü bir senaryo ile çok iyi bir yönetmen bile iyi bir film yapamaz… “ — Akira Kurosawa Merhaba Sanat dallarının ilk altısı resim ve heykel, müzik, tiyatro, dans ve edebiyattır. Yedinci sanat dalı olarak kabul görmüş ve adlandırılan sanat dalı ise sinemadır. Sinemanın sanat olarak görülüp, eserler ortaya çıkartılması 20.yüzyılın başlarına dayanıyor. Sinemanın sanat olarak kabul görülmesinden önce, sanatın tanımını bilmekte fayda var. Sanatın ne olduğu ve tanımı zaman içerisinde değişikliğe uğramış ve alanı da genişlemiştir. Kimi çevrelerce sanat hala…
-

·
Simülakrlar ve Simülasyon, Jean Baudrillard
Okumaya devam edin⟶: Simülakrlar ve Simülasyon, Jean BaudrillardGörüldüğü gibi her yerde tuhaf denilebilecek bir şekilde orijinaline benzeyen bir evrende yaşıyoruz. Şeyler harıl harıl kendi ikizlerini üretmeye çalışıyorlar. Ancak geleneklerin iddia ettiği gibi bu şeylerin yakında ortadan kalkması söz konusu değildir, zira artık ölme hakkı da ellerinden alınan şeylerin yaşama hakkı da ellerinden alınmıştır. — Jean Baudrillard Merhaba Jean Baudrillard (1929-2007), Fransız sosyolog, felsefeci ve kültürel teorisyendi. Kültürel ve toplumsal yapıları analiz ederken, postmodernizmin önemli düşünürlerinden biri olarak kabul edilir. Baudrillard, simülasyon, simülakr ve gerçeklik arasındaki ilişkiyi ele aldığı eserleriyle tanınmıştır. En önemli çalışmalarından biri olan Simülakrlar ve Simülasyon (Simulacres et Simulation) 1981’de yayımlanmış ve özellikle postmodern teorinin…
-

Yalnızca Yavaşladığında Görebileceğin Şeyler, Haemin Sunim
Okumaya devam edin⟶: Yalnızca Yavaşladığında Görebileceğin Şeyler, Haemin SunimZihnimiz neye odaklanırsa dünyamız o olur… — Haemin Sunim Merhaba Haemin Sunim, modern insanın sürekli meşgul olduğunu ama çoğu zaman bunun bilinçsizce yaşandığını söylüyor. Koşturmaca bir “gereklilik” gibi sunulsa da aslında çoğu zaman kaçıştır. “Meşgul olduğumuzda önemli bir şey yaptığımızı sanırız. Oysa çoğu zaman sadece kendimizden kaçıyoruzdur.” Bu cümle, özellikle dikkat çekici. Çünkü çoğumuz “yoğun” olmayı değerli olmakla karıştırıyoruz. Ama aslında yoğunluk, içsel boşlukla yüzleşememenin maskesi olabilir. Durmanın Değeri Sunim, zihnin yoğunluğunun farkına varıldığında yapılması gereken ilk şeyin “bir adım geri çekilmek” olduğunu söylüyor. Tıpkı suya bulanmış bir gölün kendi kendine durulması gibi, zihnimiz de zaman tanındığında berraklaşabilir. “Zihnimiz, bir…
-

Yeniden Başlamak İçin Asla Çok Geç Değildir, Julia Cameron
Okumaya devam edin⟶: Yeniden Başlamak İçin Asla Çok Geç Değildir, Julia Cameronİyi iş çıkarmadığımızı ve çok daha iyisini yapabileceğimizi söyleyen bir iç ses vardır. Sansürcümüz durup dururken üzerimize saldırır ve son derece kesin konuşur. Daha iyisini yapabileceğimizi, yapmak zorunda olduğumuzu söyler; bizler de onun bu eleştirisini kendimize yineleriz… — Julia Cameron Merhaba Yeniden Başlamak İçin Asla Çok Geç Değildir Julia Cameron’ın kişisel gelişim ve yaratıcılık üzerine yazdığı ilham verici kitaplarından biridir. Cameron, bu eserinde insanların hayatlarının herhangi bir döneminde yaratıcı yönlerini keşfetmelerinin ve geliştirmelerinin mümkün olduğunu vurgular. Kitap, özellikle yaratıcı süreçten çekinen veya tereddüt eden kişiler için rehber niteliğindedir. Cameron, okurlarına yaşamlarının en verimli ve yaratıcı dönemini nasıl keşfedebileceklerini gösterirken, sanatsal…
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.