Kelebek Bahçesi Blog

Blog Yazılarım

  • Küçük Prens, İnsanların Dünyası, Gece Uçuşu, Savaş Pilotu, Bir Rehineye Mektup, Antoine de Saint Exupery

    ·

    Küçük Prens, İnsanların Dünyası, Gece Uçuşu, Savaş Pilotu, Bir Rehineye Mektup, Antoine de Saint Exupery

    “İnsan gerçekleri sadece kalbiyle görebilir… En temel şeyi gözler göremez…” — Antoine de Saint Exupery Merhaba Küçük Prens ilk olarak 1943 senesinde yayınlandı. Yazarı Fransa’nın en ünlü aristokrat yazar ve şairlerinden Antoine de Saint Exupery. (1900-1944) Kitap Fransız dilinden en fazla tercüme edilen ve okunan kitap özelliğini taşımakta ve 20. yüzyılın en iyi kitabı seçilmiştir. Dünya genelinde satışı senede 1 milyon kadar. Küçük Prens 250 dilde ve lehçede çevrilen ve dünya genelinde 200 milyondan fazla satış rakamına ulaşan bir eserdir. Fransa’nın en büyük edebiyat ödülü sahibi Saint Exupery II. Dünya savaşı sırasında ülkesine hizmet eden bir ordu pilotudur. Kendisi aynı…

    Okumaya devam edin⟶: Küçük Prens, İnsanların Dünyası, Gece Uçuşu, Savaş Pilotu, Bir Rehineye Mektup, Antoine de Saint Exupery
  • İnsan Ne İle Yaşar, Diriliş, İvan İlyiç’in Ölümü, Hacı Murat, Hazreti Muhammed, Lev Tolstoy

    ·

    İnsan Ne İle Yaşar, Diriliş, İvan İlyiç’in Ölümü, Hacı Murat, Hazreti Muhammed, Lev Tolstoy

    Hayat gitgide artan acılar demek; artan bir hızla en dibe, en korkunç acılara doğru uçmak demekti. — Lev Tolstoy Merhaba İnsan Ne İle Yaşar, 1885’de Rus yazar Lev Tolstoy‘un yazdığı kısa hikâyedir. 1885’de yayınlanan İnsan Ne İle Yaşar ve Diğer Hikayeler adlı kitapta yer alan kısa öykülerden biridir. Simon – Çok fakir olan mütevazı bir kunduracı Matryona – Simon’un karısı Michael – Melektir, Tanrı tarafından cezalandırıldı ve ölümlü oldu. Bir melek olan Mihail, Tanrı tarafından üç sorunun cevabını bulması için dünyaya gönderilir. Bir ayakkabıcının yanında çalışırken yaşadığı olaylar sayesinde bu sorulara cevap bulur: Dünün Dünyası adlı eserinde Stefan Zweig şöyle yazar: “O yaşlı adam gerçeği arayarak kendine nasıl işkence…

    Okumaya devam edin⟶: İnsan Ne İle Yaşar, Diriliş, İvan İlyiç’in Ölümü, Hacı Murat, Hazreti Muhammed, Lev Tolstoy
  • Satranç, Stefan Zweig

    ·

    Satranç, Stefan Zweig

    Çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz… — Stefan Zweig Merhaba Stefan Zweig’ın eserlerine olan bu derin bağ, sadece bir okurun değil, aynı zamanda bir yazarın, bir düşünürün de içsel dünyasında izler bırakacak kadar güçlüdür. Satranç da, Zweig’ın psikolojik çözümleme ve insan ruhuna dair engin bilgisini bir kez daha gözler önüne serdiği önemli eserlerinden biridir. Bu eser, özellikle insanın yalnızlık, obsesyon ve savaşın ruhsal etkileri üzerine derin düşüncelere dalmaya davet eder. Zweig’ın edebiyatında dikkat çeken temel noktalardan biri, insan doğasına dair keskin gözlemleridir. Bu gözlemler, bireylerin ruhsal çöküşlerini, içsel çatışmalarını ve toplumlarla…

    Okumaya devam edin⟶: Satranç, Stefan Zweig
  • Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım, Paulo Coelho

    ·

    Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım, Paulo Coelho

    Çünkü Tanrı yeryüzü, bizim gücümüzü bize göstermek için iner. Biz onun düşünün bir parçasıyız ve o, bu düşün mutlu olmasını ister. Bununla birlikte, ta içimizde bir yerde, Tanrı’nın bizi mutlu kılmak için yarattığını bilirsek, bizi üzüntüye ve bozguna götüren her şeyin kendi hatamız olduğunu da kabullenmemiz gerekir. İşte bu yüzden, sonunda Tanrı’yı hep öldürürüz. İster çarmıhta , ister ateşte, ister sürgünde, ister yüreğimizin içinde olsun, öldürürüz onu. -Paulo Coelho Merhaba Paulo Coelho’nun Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum, Ağladım adlı romanı, aşk, inanç ve kişisel dönüşüm gibi evrensel temaları işleyen, içsel yolculukla örülmüş bir anlatıdır. Roman, çocukluk aşkını yıllar sonra tekrar bulan…

    Okumaya devam edin⟶: Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım, Paulo Coelho
  • Yeter ki Kararmasın, Onat Kutlar

    Yeter ki Kararmasın, Onat Kutlar

    Öylesine yakından ve derinden tanıyoruz ki birbirimizi, öylesine ortak bir umut ve bilinçle paylaşıyoruz ki yeryüzünü, yaşama öyle inanıyoruz ki, adını bilmesem ne çıkar? —Onat Kutlar Merhaba “Kokuyu duyuyor musun? Sanki bir yerlerde yasemin var.” Ada: “Dokuz yıl önce duvarın kıyısında yaseminler vardı, onların kokusu” dedi. “Ama ben doğmadan önceydi” dedim. “O sıralarda büyük bir kış fırtınası oldu. Bahçeyi temizlemek zorunda kaldılar” dedi. Ada: “Bana bunu anlatmanı istiyorum” Bir an konuşmadı, ay ışığının vurduğu sıvalı duvara baktı, sonra cevap verdi. “Yaseminin hayalet çiçek olduğunu büyüyünce öğrenirsin.” 5 haziran gecesi bu yazıyı yazmaya oturduğumda sanki biri dokunmuş gibi ürperdim. Açık pencereden…

    Okumaya devam edin⟶: Yeter ki Kararmasın, Onat Kutlar
  • Günlük Yaşamın Psikopatolojisi, Sigmund Freud

    ·

    Günlük Yaşamın Psikopatolojisi, Sigmund Freud

    “İnsanlar düşünmeye başladıklarında, belli ki dış dünyayı, kendi imgelerindeki kişilik kalabalığı tarafından antropomorfik (insan biçiminde) bir şekilde açıklamaya mecbur kalmışlardı; batıl inançla açıkladıkları tesadüfler, bu nedenle kişilerin eylem ve dışa vurumlarıydı.” — Sigmund Freud Merhaba Sigmund Freud’un Günlük Yaşamın Psikopatolojisi adlı eseri, psikanalitik düşüncenin en temel taşlarından biri olarak kabul edilir. Freud, bu kitapta ilk kez sıradan görünen davranışlarımızın—dil sürçmeleri, unutmalar, yanlış anlamalar, kaybolan eşyalar—bilinçdışı süreçlerle nasıl ilişkili olduğunu ortaya koyar. Kitabın Temel Tezi: Freud’a göre, günlük yaşamın küçük “hataları” aslında rastlantı değil, bilinçdışında bastırılmış düşünce ve duyguların kendini dışavurmasıdır. Örneğin, birinin adını unutmanız, ona karşı bilinçdışında taşıdığınız bastırılmış bir…

    Okumaya devam edin⟶: Günlük Yaşamın Psikopatolojisi, Sigmund Freud