
“Kendini Bilen” için her kitap bir kapıdır. Kendini keşfetmeye ve gözlemlemeye imkan tanıyan birer kapı haline gelmiştir. Eserler, “benlik” üzerine kurulmuş bilgi kütüphaneleridir. Kitap sevgisinin, yani “bibliyofil”liğin filizlendiği yer tam da burasıdır.” — Yasemin Emre
Blog Yazılarım
-

·
Madam Bovary, Gustave Flaubert
Okumaya devam edin⟶: Madam Bovary, Gustave FlaubertBazen hayatın gereksizliği ve yavaşlığı, tüm bu anların sıkıcılığı o kadar büyüktü ki, insan bir şey yapmak, bir değişiklik aramak istiyordu. Ama ne? Ne yapabilirdi ki? Gerçekten bir şey yapmak için cesaret bile yoktu, çünkü her şeyin ne kadar boş olduğunu anlamıştı. -Gustave Flaubert Merhaba Bu alıntı, Emma Bovary’nin içsel boşluğunu ve hayata karşı duyduğu derin tatminsizliği mükemmel bir şekilde yansıtır. Emma, sürekli olarak dış dünyadaki lüks ve romantizmi arayarak kendi hayatına bir anlam katmaya çalışır, ancak içsel dünyasında boşluk ve tatminsizlikle yüzleşmek zorunda kalır. Flaubert, burada karakterinin huzursuzluğunu ve içsel çatışmalarını keskin bir şekilde dile getirir. Madam Bovary, Gustave…
-

·
Sözcükler, Jean Paul Sartre
Okumaya devam edin⟶: Sözcükler, Jean Paul SartreKuşaklar çatışmasında, çocuklarla yaşlılar genellikle aynı amaç uğrunda birleşir: birinciler mucizeler yaratır, ikincilerse bu mucizeleri çözümler… — Jean Paul Sartre Merhaba Jean-Paul Charles Aymard Sartre, Fransız yazar ve düşünür. Felsefi içerikli romanlarının yanı sıra her yönüyle kendine özgü olarak geliştirdiği Varoluşçu felsefesiyle de yer etmiş; bunların yanında varoluşçu Marksizm şekillendirmesi ve siyasetteki etkinlikleriyle 20. yüzyıl’a damgasını vuran düşünürlerden biri olmuştur. Sartre, bir anlatıcı, denemeci, romancı, filozof ve eylemci olarak yalnızca Fransız aydınlarının temsilcisi olmakla kalmamış, özgün bir entelektüel tanımlamasının da temsilcisi olmuştur. 1939 yılında II. Dünya Savaşı başlayınca Fransız ordusuna meteorolog olarak hizmet vermeye başladı. 1940 yılında Almanlar tarafından yakalanıp 9 aylığına hapse atılmasının sonrasında Direniş hareketine katıldı. Sinekler adlı…
-

·
Dünya’nın Tüm Dertleri, Marcus Chown
Okumaya devam edin⟶: Dünya’nın Tüm Dertleri, Marcus ChownDünya düzenden yoksun değildir. Güneş her sabah doğar. İnsanlar gençleşmez, yaşlanır. Bir sonuç her zaman bir sebebi izler. Dünyanın kumaşında bir düzen vardır… — Marcus Chown Merhaba Marcus Chown’un Dünya’nın Tüm Dertleri adlı kitabı, bilimsel ve felsefi konuları herkesin anlayabileceği bir dille ele alan kapsamlı bir eser. Kitap, kapitalizmden görelilik teorisine, termodinamikten toplum dinamiklerine kadar geniş bir yelpazede konuları inceliyor ve dünyada işlerin nasıl yürüdüğünü anlamaya yönelik bir yolculuk sunuyor. Chown, karmaşık meseleleri sade bir anlatımla açıklama konusunda oldukça başarılı ve bu kitap, bilim ve toplum üzerine düşünen herkes için ilgi çekici olabilir. Neden nefes alıp veririz? Para neden var?…
-

Oğuz Atay’la Söyleşi
Okumaya devam edin⟶: Oğuz Atay’la SöyleşiMerhaba, Pakize Kutlu’nun Oğuz Atay‘la yapmış olduğu aşağıdaki röportaj Yeni Ortam’da 30 Eylül 1972 tarihinde yayımlanmıştır. Oğuz Atay Türk edebiyatında en sevdiğim yazarlardan. Hakkında yazılan her detay ilgimi çekiyor. “Edebiyat haberden” alıntı yaptığım söyleşi umarım edebiyat severlerinde ilgisini çeker. Eleştirmenlerimizin, daha doğrusu uzun süredir yazmayanların dışında olanların kafasında belirlenmiş, sınırları çizilmiş bir roman tanımı var sanıyorum. Bu yüzden bir kitabı bu ölçülere uyup uymamasına göre değerlendiriyorlar. Belki de benim yazdığım, bir bakıma karmaşık ve alışılmadık sayfalar için henüz yeni bir kalıp bulamadılar. Ülkemizde okur sayısı oldukça düşük. Büyük kalabalıklarla bağ kurduğu sanılan romanların bile aydınların dışında bir okuyucu kütlesi bulunduğunu…
-

Totem ve Tabu, Sigmund Freud
Okumaya devam edin⟶: Totem ve Tabu, Sigmund FreudDüşünceler olmadan sözler göklere yükselmez… — Sigmund Freud Merhaba Tarihöncesi çağlardaki insanların geçirdiği evreler, gündelik yaşamlar, sanatları, oluşturdukları söylenceler ve mitlerde gelişim sürecimizin önceki basamakları hakkında ciddi izlere rastlar, onlarda kendimize benzerlikler buluruz. Freud, bilinçdışı fikirlerin ilkel insanlardan zamanımıza kadar geldiğini belirtmiştir. Totemizm sistemi kısaca şöyledir: Avustralya kabileleri, birtakım daha küçük gruplara, klanlara bölünmekte, ve bu klanların her biri kendi toteminin adını taşımaktadır. Genellikle, bu tehlikeli ve korkulan bir hayvan, daha seyrek olarak da bir bitki ya da bir doğa gücü olup, grubun bütünüyle özel bir ilişki içinde bulunur. Totem, ilk önce grubun atasıdır, sonra da onun koruyucu ruhu iyilik yapıcısıdır,…

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.