
“Kendini Bilen” için her kitap bir kapıdır. Kendini keşfetmeye ve gözlemlemeye imkan tanıyan birer kapı haline gelmiştir. Eserler, “benlik” üzerine kurulmuş bilgi kütüphaneleridir. Kitap sevgisinin, yani “bibliyofil”liğin filizlendiği yer tam da burasıdır.” — Yasemin Emre
Blog Yazılarım
-

·
Edebiyat Üzerine, George Orwell
Okumaya devam edin⟶: Edebiyat Üzerine, George Orwell“Yazmanın dört nedeni vardır: egoizm, estetik, sosyal amaç ve ideolojik amaç.” -George Orwell Merhaba Bu cümlede Orwell, yazarlığının çeşitli yönlerine dair bir içgörü sunar. Yazmanın yalnızca kişisel bir tatmin arayışı olmadığını, aynı zamanda toplumsal değişim için bir araç ve ideolojik bir duruş sergileme biçimi olduğunu belirtir. Orwell’in yazarlık süreci, sadece sanatsal bir uğraş değil, aynı zamanda insanlık durumunu anlamak ve eleştirel bir bakış açısı geliştirmek için bir araçtır. Paranın şu an ki satın alma gücü üzerinden hesaplarsak kaç lira bir yazarın geliri… Yazar bu parayla, geri dönülmez şekilde imtiyazlı sınıfa dahil olduğunu hissetmeksizin, alacakları peşinde koşmadan ve ufak tefek işler…
-

·
Edebiyat Dersleri, Arthur Schopenhauer
Okumaya devam edin⟶: Edebiyat Dersleri, Arthur Schopenhauer“Her şeyden önce iki tür yazar vardır, biri meseleden ötürü yazar, diğeri ise yazının kendisinden dolayı yazandır…” — Arthur Schopenhauer Merhaba Schopenhauer Edebiyat Dersleri’nde hem eski bilinen, hem de daha önce hiç duyulmamış aforizma ve düşüncelerine yer vermiş. En çarpıcı kısımları ise kendi döneminin yazar ve eleştirmenlerine, dili yozlaştırmalarından ötürü yaptığı acımasız eleştiriler. Kant ve Platon’un etkisi altında kalmış olan Schopenhauer, Alman felsefeciler içerisinde dünyanın irrasyonel bir iradeye dayandığını dile getiren ilk kişidir. Onun edebiyat ve felsefeye olan bakış açısını en iyi şu sözleri özetler; “Yürüyüş için baston neyse kalemin ucu içinde düşünce odur. Fakat en rahat yürüyüş bastonsuz olandır…
-

·
Yaşam Bilgeliği, Arthur Schopenauer
Okumaya devam edin⟶: Yaşam Bilgeliği, Arthur Schopenauer“Çünkü insan ne kadar uzun yaşasa da, bölünmez şimdiki zamandan daha fazlasını algılayamaz: Ama bellek her gün unutma yoluyla büyüyerek kazandığından daha fazlasını yitirir…” — Arthur Schopenauer Merhaba Nietzsche’yi derinden etkileyen Alman filozof Arthur Schopenhauer, düşünce tarihinin en önemli isimlerinden biridir. O her zaman kavramlarla yaşamı bir arada düşünmüştür; hisseden, düşünen, “etten kemikten” insanların olduğu bir felsefe geliştirmiştir. Hayata dair düşüncelerini yazarken, Antik Yunan filozoflarından etkilenerek geliştirdiği Eudaemonoloji kavramını kullanır. Bu kavram, iyi ve mutlu bir yaşam sürme sanatıdır. Mülkiyet, onur, itibar ve şöhret gibi her insanın önem verdiği kavramlara farklı ve derin anlamlar yükleyen Schopenhauer, tüm bunları tekrar düşünmemizi…
-

·
İsteme Ve Tasavvur Olarak Dünya, Arthur Schopenauer
Okumaya devam edin⟶: İsteme Ve Tasavvur Olarak Dünya, Arthur Schopenauer“Senin var olman, olsa olsa, benim tarafımdan algılanmış olman demektir. Senin var olduğun yer benim tasarımımdır. Dolayısıyla, ben senin varlığının ilk koşuluyum…” — Arthur Schopenauer Merhaba Önce Upanişadlar vardı. Upanişadlar felsefesi, Hindistan’ın evren hakkındaki öğretilerinin doruğunu oluşturur. Bu noktaya daha Veda zamanlarında erişilmiştir, felsefi önem bakımından da günümüze kadar olan hiçbir düşünsel gelişme onu aşamamıştır. Filozof için eşyanın doğasında tezahür eden ve bilgimizin sınırları genişledikçe daha iyi görülebilen büyük bulmacanın kapsamlı bir çözümüne ola ki ulaşılırsa, bunun anahtarı ancak doğanın esrarının bize içerden açıldığı yerde, yani içteki benliğimizden bulunabilecektir. Upanişadların ilk düşünürleri işte bunu ortaya koymuşlardır. Bilebildiğimiz kadarıyla felsefe üç…
-

·
Michel Foucault Ve Düşünce Sistemleri Tarihi
Okumaya devam edin⟶: Michel Foucault Ve Düşünce Sistemleri Tarihi“Bilgi ve arzu iki farklı yerde, iki farklı özne ya da gücün elinde bulunmaz; bilgiyi arzu eden kişi zaten ona sahip olan ya da sahip olma yetisi bulunan kişidir.” — Michel Foucault Merhaba Ege sahilinde yaşamın keyfi, kıyılarında gizli olmalı. Göğe yükselen martıların dansını bir süre izledim. Yaşamın içinden, insan desenlerine mavinin her bir tonuna ayrı ayrı dokunarak geçtim. Şimdi saat 19.10’u gösterirken pencereden esen hafif bir rüzgar eşliğinde klavye de tık tık tuş sesleri tınlarken, kuş sesleri de odanın içine doluyor. yazmak işte böyle bir büyü haline dönüşüyor. Yazılanları tekrar okumak için durduğumda saçlarım rüzgardan savrulurken gözüm pencerenin önünde…
-

Olma Sanatı, Erich Fromm
Okumaya devam edin⟶: Olma Sanatı, Erich Fromm“Yaşam sanatı pratiğinde atılacak adımlar tartışması, bu pratiğin dayandığı şu sorulara verilecek cevaplarla başlamalıdır: Yaşamın amacı nedir? Yaşamın insan için anlamı nedir?” — Erich Fromm Merhaba Peki bunlar gerçekten anlamlı sorular mıdır? Yaşı ilerleyen Erich Fromm, 1974 ile 1976 yılları arasında İsviçre’nin Lacarno şehrindeki evinde “Sahip Olmak ya da Olmak” üzerine çalışırken 1976’da yayımlanacak kitabında yer alacak müsvedde ve bölümlerden çok fazlasını yazmıştı. Bu kitapta da bu bölümlerden bazıları da yer almaktadır. Bu bölümler tamamen bireyin “olma sanatını” öğrenmek için atacağı “olmaya yönelik adımları” ele almaktadır. “Olma sanatını öğrenmedeki en önemli adım, yüksek bilinç kapasitemizi ve zihin söz konusu olduğunda…
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.