
“Kendini Bilen” için her kitap bir kapıdır. Kendini keşfetmeye ve gözlemlemeye imkan tanıyan birer kapı haline gelmiştir. Eserler, “benlik” üzerine kurulmuş bilgi kütüphaneleridir. Kitap sevgisinin, yani “bibliyofil”liğin filizlendiği yer tam da burasıdır.” — Yasemin Emre
Blog Yazılarım
-

Yazın Sanatı Ve Yaratıcı Yazarlık, Ray Bradbury
Okumaya devam edin⟶: Yazın Sanatı Ve Yaratıcı Yazarlık, Ray Bradbury“İlki ve en önemlisi, yazmak bize yaşadığımızı ve bunun bir hak değil, bir armağan ve bir ayrıcalık olduğunu hatırlatır. Bize hediye edilmiş bu hayatı hak etmeliyiz. Hayat bizden bir karşılık bekler, çünkü bize can bahşetmiştir.” — Ray Bradbury Merhaba Ray Bradbury’nin bu sözleri, yazmanın derin anlamını ve yazarın hayata bakış açısını mükemmel bir şekilde özetliyor. Yazmak, Bradbury için sadece bir yaratıcı eylem değil, aynı zamanda hayatın kendisini takdir etme ve ona karşı bir sorumluluk hissetme şeklidir. Bu bakış açısı, yazmanın insanın varoluşsal anlamını keşfetmesine, yaşamın her anını bir armağan olarak görmesine ve bunu anlamlı bir şekilde ifade etmeye çalışmasına olanak…
-

Yazar Olmak, Dorothea Brande
Okumaya devam edin⟶: Yazar Olmak, Dorothea Brandeİşimiz kelimelerle. Ne kadar zor olabilir ki? – Dorothea Brande Merhaba Dorothea Brande’nin “Yazar Olmak” (İngilizce özgün adıyla Becoming a Writer) adlı eseri, yaratıcı yazarlık alanında klasikleşmiş ve zamana direnen önemli bir rehber kitaptır. İlk kez 1934 yılında yayımlanmasına rağmen, bugünün yazarları için hâlâ ilham verici ve işlevseldir. Brande, bu kitapta hem yazarlık zanaatını hem de yazarlık psikolojisini ele alır — özellikle yaratıcı sürecin içsel engellerini nasıl aşabileceğimizi gösterir. Dorothea Brande, “Yazar Olmak” kitabında, teknik anlatım kadar yazarlığın ruhsal ve zihinsel boyutuna da odaklanır. Brande’ye göre, yazmak yalnızca bir beceri değil, aynı zamanda disiplin, bilinçaltı ile çalışma ve kendini tanıma…
-

·
Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor, Stefan Zweig
Okumaya devam edin⟶: Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor, Stefan Zweig“Tıpkı binlerce yıl öncesinden olduğu gibi dünya, birinin elini uzatıp “imtihan yeterli” demesini bekler ısrarla ve sabırla…” — Stefan Zweig Merhaba Rahel ile Yakup’un Eski Ahit ’teki hikâyelerini Kutsal Kitap’taki anlatım biçimini anıştıran bir üslupla ve elbette kendi yorumunu katarak aktarır. Üçüncü Güvercinin Hikâyesi’ni de Nuh Tufanı’ndan esinlenerek kaleme almıştır. Zweig’ın menkıbelerinde hikaye edilen kişiler Tanrı’yı ve kendilerini ararken hayatlarının anlamını bulacaklarına dair umutlarını her daim korurlar. Kitaptaki üç öyküde de insanlar huzuru barışı Tanrı’yı ve kendilerini arıyorlar. Üç öyküde de barış özlemini dile getiren yazar, savaşın, şiddettin, gücün ve öldürmenin acımasızlığına vurgu yapıyor. Zweig hikayelerinde hoşgörü ve merhamet konusunu işliyor. Üçüncü güvercinin hikayesi Üçüncü…
-

·
Yürümek, Henry David Thoreau
Okumaya devam edin⟶: Yürümek, Henry David Thoreau“Doğanın farklı itkiler üflediği biridir o, ki sanırım bunların arasında bazı gizleri de var…” — Virginia Woolf Merhaba Virginia Woolf’un Henry David Thoreau’yu tanımladığı bu cümle, gerçekten derin ve anlamlı. Thoreau’nun doğa ile olan ilişkisini ve ona dair geliştirdiği duyusal farkındalığı mükemmel bir şekilde özetliyor. Woolf, Thoreau’nun doğayı sadece bir dış mekan olarak görmediğini, onu gizli, derin ve anlamlı bir varlık olarak kabul ettiğini vurguluyor. Virginia Woolf’un Henry David Thoreau’yu Tanımlaması Üzerine “Doğanın farklı itkiler üflediği biridir o, ki sanırım bunların arasında bazı gizleri de var.” Bu sözle Woolf, Thoreau’nun doğa ile eşzamanlı ve içsel bir ilişkisini ifade ediyor. Thoreau,…
-

Duygularla Güçlenmek, Stefan Konrad, Claudia Hendl
Okumaya devam edin⟶: Duygularla Güçlenmek, Stefan Konrad, Claudia HendlAristoteles yıllar önce fark etmişti: Herkes kızgın olabilir; bu çok kolay. Ancak doğru kişiye, olması gereken ölçüde, doğru zamanda, haklı sebeplerle ve uygun bir tarzda kızgın olmak -işte zor olan bu… —Stefan Konrad Merhaba Kendi duygularını algılamadaki yetersizlik, hislerini ifade etmede yaşanılan beceriksizlik, duygularını yönlendirebilme ve başkalarının duygularını paylaşmada görülen bariz eksiklik, modern toplumun insanını şiddet ve zor kullanmadan oluşan bir şeytan çemberine sürüklemekte. Bu durumun sadece Amerikan toplumu için geçerli olduğunu düşünenler yanılıyorlar. Birleşmeden sonra Almanya’da da birçok sosyal sorunlar ortaya çıkmıştır. Çünkü burada da toplumsal gelişme otonomiden çok bireyciliğe, okullarda, üniversitelerde ve çalışma ortamında daha fazla rekabete temayül…
-

·
Ecce Homo, Friedrich Nietzsche
Okumaya devam edin⟶: Ecce Homo, Friedrich NietzscheKitaplarla haşır neşir olmuyorsa, düşünmüyordur… — Friedrich Nietzsche Merhaba Gün batımı ve mis gibi bir çay eşliğinde okunan kitap… Kitaplar yalnızca bilgi taşımaz; bizi kendimizle yüzleştiren aynalardır aynı zamanda. Nietzsche’nin dediği gibi, “Okumak da budur zaten…” — sadece satırları değil, kendi içimizdeki duvarları da aşmasına izin vermek bir fikrin. Kitaplarla haşır neşir olmak, başka zihinlerle tanışmak, kendi düşüncelerimizi test etmek demektir. Bir kitabın karşısında sessizce oturmak, bazen bir insanla saatlerce konuşmaktan daha derin bir düşünsel yolculuğa çıkarabilir bizi. Ve evet, kitaplarla temas kesildiyse, düşünce de çoğu zaman durur ya da bir başkasının sesiyle konuşur — kendi sesiyle değil. Friedrich Nietzsche,…
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.